Yazı Detayı
14 Ekim 2019 - Pazartesi 14:49
 
BİLGİYE DAYANMAYAN KONUŞMALAR
Fahri Şahin
fahrisahin@hotmail.com
 
 

Elbette dedikodudan öteye geçemez. Bilgiye dayanmayan, belge ortaya koyamayan konuşmalar cahilce yapılan tahminlerin ötesine geçemez. Kutsal kitabımızın hep üzerinde durarak “Oku, anla, düşün, ibret al” demesine rağmen okumuyoruz, okuduklarımızı anlamıyoruz örneğin okuduğumuz sureler, ibret almıyoruz örneğin dedikodu daha mezarlıkta başlıyor. Ancak tam tersine yapmamamız gereken örneğin gıybet, haksız kazanç, yalan ve aldatma konusunda hiç de duyarlı davranmıyoruz. Bilgi çağındaki bir cahillik kader değildir. Hele şimdiki zamanda bilgiye ulaşmak çok kolayken, dünya adeta avuçlarımızın içine sığmışken, işin doğrusunu öğrenmeye bir telefon kadar yakınken bilmeden konuşmak en hafif tabirle ayıptır. Kahvehanelerdeki masalarda konuşulan konular artık dedikodu seviyesinin üstüne çıkmalıdır. Vakit öldürmek için onu bunu çekiştirmek, konuşacak bilgisi olmadığından başkalarının özelini gündem etmek bir insana ayıp olarak yeter. Diğer bazı gelişmiş ülkelerdeki insanların bilgi ve buluşlarını tescil ettirmek için girdikleri patent alma yarışının olduğu bir dünyada dedikodu toplumu düzeyinde kalamayız. Okunan kitapların tartışıldığı, kültür sohbetlerinin olduğu bir dünyada vaktimizi mafya dizilerini izleyerek, birbirimizi çekiştirerek, kör siyaset yaparak öldüremeyiz. Kahvehaneler bilgi ve tecrübelerin paylaşıldığı, büyüklere danışıldığı, küçüklere yol gösterildiği bir danışma konseyi, neyi nasıl yapalım diye fikir geliştirilen mekanlara dönüşmelidir. Şurası bir gerçek ki büyük beyinli insanlar fikirleri, orta beyinli insanlar olayları, küçük beyinli insanlar da kişileri konuşurlar. O halde kahvehane masalarında yaptığımız konuşmaları bir daha gözden geçirmeliyiz. Bilgimize hiç yeni bir şey katmadıysak, ömrümüzde elimize bir kitap alıp okumadıysak ve konuştuklarımızı hala birileri dinliyorsa, hem konuşanda bir sorun vardır, hem de dinleyende. Yıllar önce pişmiş bir yemeği, yaşanmış bir olayı kahvehane masalarında hala yiyorsak problem büyük demektir. Okumalı, düşünmeli, yazmalı, araştırmalı ve en sonra konuşmalıyız. Bütün bunları yapmadan konuşmaya kalkarsak işte bu yaşadığımız durumlar ortaya çıkar. Fitne diye tabir edilen, insanların arasını açan ve birbirine düşüren olaylar da bu tür konuşmalardan doğar. Ardı arkası kesilmeyen dargınlıkların, kırgınlıkların arkasında da bu tür cahilce yapılan, hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan konuşmalar vardır. Evinde hiçbir şey okumadan, öğrenmeden, yeni bir bilgi edinmeden sadece eğlenmek, gırgır şamata etmek için kahvehaneye çıkanlar bir dedikodu kaynağı olmaktan bir adım öteye gidemezler. Onların bütün dünyası falancanın karısı, feşmekanın kocası, kimin kiminle evlendiği, kimin kimden boşandığı, kimin kime ne dediği, kimin başına ne geldiğidir. Hayata niçin geldiklerini sormak akıllarına bile gelmeden bu tür konuları konuşa konuşa ölür giderler. Artık kutsal kitabımızın ilk emrine uyup okuyalım. Okuduklarımızı anlayalım. Düşünelim ve yenilikler ortaya koyalım. Bir masaya oturuyorsak ya soracak bir sorumuz ya da konuşacak bir mevzumuz olsun. Konuştuklarımız mutlaka bir bilgiye ve belgeye dayansın. Konuşurken yalan söylemeyelim. Sırf masadakileri etkilemek için yapmadığımız şeyleri yapmış gibi göstermeyelim. Konuştuklarımız artık incir çekirdeğini bir adım atlayarak hiç olmazsa ceviz kabuğunu dolduracak seviyeye ulaşsın. Belki ondan sonra daha geniş ufuk gerektiren mevzuları konuşabiliriz. Dünyamıza, insanlara ve olaylara daha evrensel bir bakış açısıyla bakmayı bilelim. Karşılaştığımız problemleri çözmek için beyin fırtınası yapmayı, yeni fikirler geliştirmeyi öğrenelim. Bilmeden konuşmayacağımız, anlamadan ahkam kesmeyeceğimiz, yeni fikirler üretecek seviyede düşüneceğimiz o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

 
Etiketler: BİLGİYE, DAYANMAYAN, KONUŞMALAR, ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
KÖKLÜ AİLE GÜÇLÜ DEVLET
AİDİYET DUYGUSU
UZMANIN GÖZÜNDEN KAÇMAZ
YENİ TREND
BİR KUŞUN KANADINDAN
OLUMSUZ DÜŞÜNCELER İÇİNDE BAŞARI FİLİZLENEMEZ
AŞIRI SEVGİ YA DA AŞIRI NEFRET EŞİTTİR ÖNYARGI
DURMADIĞIMIZ SÜRECE NE KADAR YAVAŞ GİTTİĞİMİZİN BİR ÖNEMİ VAR MI?
DOĞRUYU DUYGULARIMIZ DEĞİL AKLIMIZ GÖRÜR
KUŞLAR GİBİ HAVADA UÇTUK BALIKLAR GİBİ DENİZİN ALTINDAN GİTTİK
ÖLÜM HAYATIN DENGESİDİR
YENİLİKLER ALIŞKANLIKLARIMIZIN DIŞINA ÇIKMAMIZA BAĞLIDIR
ANLAŞILMAK BİR İHTİYAÇTIR
BAKIŞ AÇIMIZ HAYATIMIZIN AKIŞINI BELİRLER
EĞİTİM FAKÜLTELERİ VE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ
SÖZÜN SÖYLENME SIRASI
Alternatif olamayan engel olmaya başlar
HAYATIMIZ DÜŞÜNCELERİMİZDİR
ŞİMDİ HEPİMİZ İÇİN KAZANMA VAKTİ
DANIŞIKLI ALDATMACA
ÖZLEM
DÖNÜŞÜM
OLAY BİR YORUM BİN
HEPİMİZ BİR PROBLEMİN YA DA BİR ÇÖZÜMÜN PARÇASIYIZ
GURURLANMA İNSANOĞLU SENDEN BÜYÜK VİRÜS VAR
BİREYSEL OLARAK ÖNE ÇIKMAYI HEDEFLEYENLER ASLA TOPLUM YARARINI GÖZETEMEZLER
GURUR BU MUDUR?
DOĞRUYA DOĞRU DEME CESARETİMİZ VAR MI?
KALİTELİ YAŞAM
AVRUPA İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ FARK: İŞİNİ SEVEREK YAPANLAR, İŞİNİ SEVMEYEREK YAPANLAR
ÖĞRENME SIRASI
NE DEĞİŞTİ?
ATEŞİ KÖRÜKLEYENİN KENDİSİ DE YANAR
Anlamı bilinmeden yapılan ezber cahil bırakıyor
İNSANİ DEĞERLER VE İNSİYATİF ALMAK
CUMHURİYET POZİTİF DÜŞÜNMEKTİR
BİRBİRİMİZİ BASKI ALTINA ALMAK
Çıtayı yüksek tutmak
BİR AĞACA TAKILIP ORMANI GÖREMEMEK
YENİ PROFİL
GÜVEN DUYGUSU
KONSENSÜS
YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURULURKEN
POPÜLER KÜLTÜR
KIYAK MI, LİYAKAT MI?
KÖTÜLERE GÖSTERİLEN HOŞGÖRÜ İYİLERE VERİLEN EN BÜYÜK CEZADIR
Bizim Gazete
Yazarlar
Resmi İlan

The file /home/u9141554/manyasinsesigazetesi.com/footer.php is corrupted.