Yazı Detayı
16 Mayıs 2020 - Cumartesi 21:55
 
SÖZÜN SÖYLENME SIRASI
Fahri Şahin
fahrisahin@hotmail.com
 
 

Söz söylemek bir sanattır. Hele hele üslubunca ve uygun bir dille anlatmak bir ustalık gerektirir. Durum, yer, mekan, psikolojik ortam ve zaman gibi faktörler söylediğimiz sözün doğru ya da yanlış anlaşılmasına etki yapar. Söze giriş, ardından verdiğimiz örnekler, sonunda da önerdiğimiz çözüm ya da ortaya koyduğumuz fikirler sözün etki alanını belirler. Muhatabına incitici ve iğneleyici bir şekilde söz söyleyenler, söyledikleri söz her ne kadar doğru ve gerçek olursa olsun reddedilmeye mahkumdurlar. Kalp kazanamayan beğeni de kazanamaz. Özellikle eğitme ve öğretme makamında olanlar buna çok dikkat etmelidir. Belki de yıllardır anlatıp anlatıp da sonuç alamamak üslubunca söz söylenmediği içindir. Olamaz mı? Çünkü hiç kimse rencide edici bir söze muhatap olmak istemez. Bu rencide edici söz isterse dünyanın en değişmez ve evrensel doğrularını içersin hiç fark etmez. Nasıl ki ülkemizde insanlar yıllarca yabancı dil öğrenip(!) o dili konuşamıyorsa, anlamı “Güzel söz söyleme sanatı” olan edebiyat dersi alıp maalesef üslubunca konuşamıyor. Aile içindeki diyaloglardan tutun okul ve iş hayatına kadar birçok birlikteliklerde sürekli iletişim kazaları yaşıyoruz. Üslubunca söylenmemiş sözlerin arasına sıkıştırdığımız doğruları insanlar hemen anlasın ve hemen davranışını ona göre değiştirsin istiyoruz. Bu boş bir beklentidir. Üslubunca söylenmemiş sözler bırakın doğru anlaşılmayı, beraberinde birçok yanlış anlamalar, dargınlık ve kırgınlıklar getirecektir. Hatta asıl çözüm bekleyen sorun, ya da tartışılan mevzu unutulacak geriye “sen bu sözü bana nasıl söylersin?” kırgınlığı kalacaktır. O zaman yapılması gereken sözümüzün özüne sevgi ve saygı koymaktır. Bu durumda seçtiğimiz kelimeler, sesimizin tonu, yüzümüzün şekli, hatta oturuşumuz bile değişecektir. Bir doğruyu bin kere acı bir şekilde söylemektense bir kere güzel bir şekilde söyleyelim ki hem gönüllere hem de zihinlere kolayca yerleşsin. Sert konuşana sert karşılık vermek bir etki-tepki meselesidir. Sert konuşanı güzel konuşarak yumuşatmak ise o kişinin kazanımıdır ve becerisidir. Aslında bu beceriyi küçük yaşlarda çocuklarımıza kazandırmalıyız. Kazandırmalıyız ki toplumumuz daha anlayışlı, daha yol gösterici ve daha yapıcı olsun. Bize hep sert davranmak öğretildi. Altta kalmamak, karşılık vermek, dövülmeden dövmek anlatıldı. Ama bunun başka bir şekli de olduğu verilmedi. Tıpkı Abraham Lincoln’ün “Ben düşmanlarımı dosta çevirerek onları etkisiz hale getiririm” dediği gibi. Bugün bu yazıyı okuduktan sonra farklı bir bakış açısıyla hareket edeceğimiz, üslubunca konuşacağımız, sözümüzün özüne sevgi ve saygı koyacağımız o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

 
Etiketler: SÖZÜN, SÖYLENME, , SIRASI,
Yorumlar
Bizim Gazete
Yazarlar
Haber Yazılımı