Yazı Detayı
24 Temmuz 2019 - Çarşamba 14:14 Bu yazı 304 kez okundu
 
YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURULURKEN
Fahri Şahin
fahrisahin@hotmail.com
 
 

İçinde oyun kurucu olarak rol aldığımız yeni bir oluşum ve şekillenmenin içindeyiz. 
Başta kendimiz olmak üzere yeni tanımlamalar yapmamız gerekiyor. Batı Medeniyeti, 
Birleşmiş Milletler Kurumu, Amerika, Rusya, Çin, Uzak Doğu, Orta Doğu, Türki Cumhuriyetler, Balkanlar, Afrika, kısacası tüm dünya ile olan ilişkilerimizi, ülkelere bakış açılarımızı, müttefik, stratejik ortaklık anlayışımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. Bir yerlere yaslanmaktan ziyade kendi ayaklarımızın üzerinde dimdik ve sağlam durmanın yollarını süratle aramalıyız. 
Zaman ve yaşadığımız olaylar bize gösteriyor ki dostlar o kadar dost, düşmanlarımız da o kadar düşman değillermiş. Çağdaşlık ve uygarlıkta örnek aldığımız Batı’nın o kadar da güvenilecek bir yanlarının olmadığını bu son yaşadıklarımızla da ibretle izlemekteyiz. Örneğin Kıbrıs Rum kesiminin çıkarları söz konusu olduğunda bize karşı nasıl da seslerini yükselttiklerine bugünlerde tanık olmaktayız. Diğer taraftan Amerika’nın bize karşı negatif oluşumları nasıl desteklediklerine tanık olmakta, kendi savunmamız için gerekli füzeleri almak için defalarca kapılarını çaldığımız halde vermediklerini, doğal olarak başka bir ülke ile anlaştığımızda da nasıl hırçınlaştıklarını görmekteyiz. Bize karşı kırdıkları cevizlerin kırkı aştığı Batı bizim stratejik ortağımız olamaz. Her an bize bel altı vurabilecek şekilde onları yeniden konumlandırmamız gerekiyor. Elbette ki hiçbir ülkeyi açık bir tehdit oluşturmadıkça düşman statüsünde değerlendirmemize gerek yok. Ancak şunu aklımızdan çıkarmayalım ki karşılıklı çıkarların konuştuğu uluslararası ilişkilerde dost ve düşman kavramları çok sık yer değiştirebiliyor. O yüzden kendi savunma sistemlerimizi yüzde yüze varan oranlarda kendimiz üretmeliyiz. Bütün insanlık olarak şunu çok iyi bilmeliyiz ki çıkacak bir savaş biricik yaşam alanımız olan gezegenimizin varlığını tehdit eder. İnsanoğlunun öldürmek ve yok etmek için ürettiği ve elde ettiği silahlar içinde yaşadığımız dünyayı defalarca yok edebilecek miktarlara ulaştı. Bugün aklı selim bir şekilde hareket etmek başta tüm ülke yöneticileri olmak üzere hepimizin birinci ve öncelikli görevi. Bütün bu silahlara rağmen savaşmayı değil, paylaşmayı seçersek gelecek kuşaklara daha yaşanası bir dünya bırakabiliriz. Bu iyi niyetimize rağmen savaşmayı seçecek olan kötü niyetlilere karşı da çok iyi hazırlık yapmaktan başka çaremiz yok. Savunma sistemimizde en   ufak bir zaaf bırakmayacak şekilde hareket etmek en akıllıca olanı. Diğer yandan barışçıl çabalarımızı da en üst seviyede tutmak en makul olanı. Nasıl ki bir vücudun savunma sistemi o vücudun hayatta kalmasını sağlıyorsa bir ülkenin savunma sistemi de o ülkenin hayatta kalmasını sağlar. O yüzden bir yandan kendi savunma sistemimizi kendimiz üretmeli, diğer yandan da barışı muhafaza etmek anlamında elimizden geleni yapmalıyız. İlk bakışta bu iki yaklaşım birbirine zıt görünse de şöyle yakından baktığımızda caydırıcı gücün barışın gerçek teminatı olduğu açıktır. 
Kendi savunma sistemlerimizi tamamen yerli ve en üst teknolojide üreteceğimiz o 
güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

 
Etiketler: YENİ, BİR, DÜNYA, DÜZENİ, KURULURKEN, ,
Yorumlar
Bizim Gazete
Yazarlar
Öne Çıkanlar
Haber Yazılımı